Yılbaşı ve Noel Kutlaması

kutlamıyoruzYılbaşı ve Noel Kutlaması

Yılbaşı denince, temelde birbirinden farklı şeyler olmasına rağmen, akla Hıristiyanların bayram günlerinden biri olan Noel gelir. Noel, Hıristiyanların Hz. İsa’nın (as) doğum günü dolayısıyla bayram olarak kutladıkları gündür. Miladi yılın, ilk ayının, yani Ocak ayının ilk gününün gecesini kapsar. Zaten bugünkü Gregoryan takviminde Milad olarak Hz. İsa’nın doğumu ilk gün kabul edilmiştir.

İşte bu sebepten, miladi takvim kullanan milletler, yeni yılı kutlarken Hıristiyanlar da Noel’i kutlarlar. Aynı günlere rast gelmesi sebebiyle, artık birlikte anılır olmuş hatta kültürel olarak Yılbaşı ile Noel kutlamaları karıştırılarak, aynı şeyler gibi görülerek kutlanmaya başlanmıştır.

Şöyle düşünülebilir? Hıristiyanların kutladığı bu günlerde de sevinç ve neşe var. Peki; “bir Müslüman bu bayramları kutlayamaz mı? Bir Müslüman’ın bu bayramları kutlamasının ve sevinç yaşamasının ne mahsuru olabilir?” gibi akıllara bir soru gelebilir.

İslam alimlerine göre bir Müslüman’ın başka bir dinin mensuplarınca adet edinilmiş günleri yada onlara ait olan bayramları kutlaması kesinlikle caiz değildir. İslam buna müsaade etmemiş ve vahiyle tasdik olunmayan günleri kabul etmemiştir.

Nitekim Hz. Peygamber (sav) Medine-i Münevvere’ye teşrif ettiğinde Medine halkının iki mukaddes günü vardı. İlkbaharda nevruz günü ile sonbaharda Mihrican günü idi. Hz. Peygamber (sav) Medine halkına, “Bunlar nelerdir?” diye sordu. Halk, “Cahiliyyette bu günlerde oynar şenlik ederdik!” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Allah bunların yerine size daha iyi günler verdi. O günler kurban ve ramazan bayramıdır.” (Ebu Davud, Nesâi)

Ebu Ali el-Farisi bu konuda şöyle demiştir: “Bundan da anlaşılıyor ki Nevruz ve Mihrican gibi, müslüman olmayan kimselerin kutsal günlerine tazim etmek caiz değildir.”

Hz. Peygamber (sav) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Kim bir millete benzemeye çalışırsa o da onlardan olur.” (Ebu Davud)

Hanefi mezhebi alimlerinden Allame Ebu Hafs şöyle demiştir: “Müslüman bir kimse, Allah-u Teala’ya elli yıl ibadet etse, sonra bir müşrike nevruz bayramını tebrik, tazim maksadıyla bir yumurta verse, muhakkak kafir olur ve ameli de mahvolur. Aynı gün, herhangi bir ta’zim kasdı bulunmaksızın, insanların normal adedi üzere bir müslümana hediye verse, kafir olmaz. Fakat şüpheyi yok etmek için bunu, o günden önce veya sonra vermesi gerekir. O bayram günlerinde, önceleri satın almadığı bir şeyi satın alsa, eğer bununla tazim kast etmiş ise kafir olur. Tazim maksadı bulunmadan, sadece yemek, içmek ve zevklenmek için satın alırsa kafir olmaz.”

Sonuç olarak; Noel denilen günlerde ve Hıristiyanların diğer bayram günlerinde, onlara ayak uydurmak gayesiyle, onların yaptıklarını yapmak, o günlerde bayram niyetiyle çocuklara elbise almak ve pişirdikleri yemekleri pişirmek caiz değildir. Bu gibi şeylerden sakınmak gerekir. (S. Konyevi, Asrımız Meselelerine Fetvalar, Reyhani Yayınları)

Ayrıca şu anda kutlanan yılbaşı, tüketim çılgınlığından başka bir şey değildir. Muhtevası ve kutlama biçimi itibari ile de tamamen İslam’dan ayrı ve uzaklaştırıcıdır. Bir Müslüman’ın örneği Resulullah’tır ve Allah Resulü’ne vahiy yolu ile gelen İslam tüm hayatı kuşatan ilahi bir nizamdır. Hayatın her zerresini kuşatması demek, hayata dair her şeyi içinde barındırması anlamına gelir ki buna kutlama günleri de dahildir. Yani kısacası Müslüman’ın kendine özgü bayram günleri ve değerleri vardır.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menü