Enes bin Malik şöyle anlatmıştır: “Bir bedevi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin huzuruna gelerek: – Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zamandır? Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: – Kıyamete ne hazırladın? Buyurarak, karşı bir soru sordu. Bedevi: – Ona, Allah ve Resulünün sevgisini hazırladım, dedi. Bunun üzerine, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
Sehl bin Sa’d şöyle anlatmıştır: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Hayber gününde: “And olsun, ben şu bayrağı yarın bir kişiye vereceğim ki Allah onun eliyle Hayber’i fethedecektir. O, Allah ve Resulü’nü sever, Allah ve Resulü de onu sever.” diye buyurdu. Halk, o gece sabaha kadar, bayrağın kime verileceğini, o kişinin kim olacağını müzakere edip
Cabir bin Abdullah (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) Kur’andan sure öğretir gibi istihareyi öğretir ve şöyle buyururdu: “Sizden biriniz, bir işi tasarladığı zaman (kararsızlık halinde iken), farz namazdan başka iki rekat namaz kılsın ve sonra şöyle dua etsin: “Allah’ım sen bildiğin için hakkımda hayırlı olanı senden isterim ve kudretin
Abdullah ibn-i Evfa (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kimin Allah’tan bir dileği olursa, yahut ademoğlunun birinde görülecek bir ihtiyacı bulunursa, güzelce abdest alsın. Sonra iki rekat namaz kılsın. Sonra Allah’a hamd etsin ve Peygamberine salat-ü selam getirsin ve sonra da şöyle desin: “Halim olan, kerim olan Allah’tan