Kıyamet günü ilk olarak insan namazdan hesaba çekilir. Şayet namaz ibadeti tam olursa, diğer amelleri de namaz ile birlikte kabul olunur. Eğer namazda noksanlık varsa, Allah-u Zülcelal, onu diğer amellerine hiç bakmadan reddeder. Nitekim Hz. Peygamber (Sallallah-u Aleyhi Ve Sellem) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur; “Farz namazlar, teraziye benzer! Kim onu doğru tartarsa, onun sevabı doğru
İslam dininin dört ana kaynağı vardır. Bunlar; kitap, sünnet, icma ve kıyastır. Kur’an-ı Kerimde her hangi bir meselenin hükmü belirtilmişse, o hükümle kesinlikle amel edilmesi lazımdır. Sünnet ise, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in söz, fiil ve söylenmiş veya yapılmış bir şeye müdahale de bulunmamasıdır. İcma ise, müçtehid ve alimlerin her hangi bir konu üzerinde
Enes bin Malik şöyle anlatmıştır: “Bir bedevi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin huzuruna gelerek: – Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zamandır? Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: – Kıyamete ne hazırladın? Buyurarak, karşı bir soru sordu. Bedevi: – Ona, Allah ve Resulünün sevgisini hazırladım, dedi. Bunun üzerine, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
Ebu Osman el-Medeni şöyle anlatmıştır: “Medine’ye gittim, halkın bir kimsenin etrafında toplandığını gördüm. - Bu kimdir? Diye sordum: - Ebu Hureyre! Dediler. Ona yaklaştım ve önüne oturdum. Halka hadis rivayet ediyordu. Sözlerine son verince ona: - Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden işitip anladığın ve hatırında kalan bir hadisi, bana rivayet etmeni istiyorum, dedim. Ebu