SORU : Birkaç mezhebin hükümleriyle amel etmek mümkünmüdür ?

 

Fotoğraf : Mücahit Yıldız

SORU : Birkaç mezhebin hükümleriyle amel etmek mümkün müdür? Mesela iki mezhebin birbirine zıt hükümleriyle amel edip telfik yapmak caiz midir?

                              İlk önce telfik kelimesini açıklamakta fayda vardır. Telfik lugatta; kumaşın iki parçasını dikmek, uydurmak, eli boş dönmek ve katılmak gibi manalara gelmektedir. Usul-i Fıkıhta ise; taklid yoluyla bir mesele de iki veya daha fazla mezhebin farklı hükümlerini birleştirerek tatbik etmek şeklinde tarif edilmiştir.
                              Yapılan bir telfik, icmaya muhalif ise caiz değildir. Mesela; İmam-ı Malik’e göre, nikahın rüknu kızın velisinin iznidir ve şahid bulundurmakta müstehaptır. Hanefi mezhebine göre; iki şahid nikahın rüknudur ve velisinin izni şart değildir. Buna göre bir kimse, Hanefi mezhebinin içtihadını, şahid konusunda da İmam-ı Malik’i taklid ettiğini iddia ederek; “Hem velisinin izni olmadan hem de şahid bulundurmadan.” evlendiğini söylerse bu caiz değildir. Yani İmam-ı Malik’e göre şahidsiz ve Hanefi mezhebine göre velisiz nikahı akdederse sahih olmaz. Çünkü böyle bir nikah ne Hanefi mezhebine göre, ne Şafii mezhebine göre ve ne de İmam-ı Malike göre akd edilmiş sayılmaz.
Usul alimleri birbiriyle bağlantısı olmayan iki hadise de iki ayrı mezhebin içtihadlarına tabi olmada mahzur görmemiştir. Mesela Şafii mezhebine göre abdest ve gusülde vücut organlarını ovmak şart değildir. Maliki mezhebinde ise şarttır. Şafii mezhebine göre bir erkeğin âzâsı bir kadının vücuduna dokunduğunda abdesti bozulur. Fakat Maliki mezhebinde bozulmaz. Bir kimse bu iki mezhebi taklid ederek abdest organlarını ovmadan abdest alır, bir âzâsı bir kadının vücuduna dokunduğu halde namaz kılarsa her iki mezhebe göre de sahih olmamış olur. Hanefi mezhebine göre ise, abdest ve gusülde vücudu ovmak şart olmadığı gibi, erkeğin bir âzâsı kadının vücuduna dokunması halinde de abdest bozulmaz. Bunun için böyle bir namaz Hanefi mezhebine göre sahih olur. Bu telfik icmaya muhalif değildir.  Ayrıca dört hak mezhebten başka bir mezhebi taklid etmek caiz değildir. Bu hak olan dört mezhebten birini taklid eden kimse ölünceye kadar o mezhebte de kalması şart değildir. İstediği zaman tamamen veya kısmen diğer hak mezhebleri taklid edebilir. Yalnız taklid etmenin altı şartı vardır. Bunlar:
1-) Bir mesele de bir mezhebi taklid etmek için o mesele de o mezhebin şartlarını ve vaciplerini bilmektir. Mesela Hanefi bir kimse abdest hususunda Şafii mezhebini taklid edecekse, abdestin şart ve vaciplerini Şafii mezhebine göre bilmesi ve onlara riayet etmesi gerekir.
2-) Vuku’dan sonra olmaması.
3-) Keyfi değil, meşru bir sebebe dayalı taklid etmek.
4-) Hanefi ve Şafii gibi müctehid-i mutlak veya Ebu Yusuf gibi müçtehid fil’ mesa’il gibi bir müçtehidi taklid etmek.
5-) Telfik etmemek.
6-) Kadı’nın hükmüne muhalefet etmemek.

You may also like...

Menü