Salih Amel Kurtuluştur

fotoğraf : Mücahit Yıldız


İbn Ömer radıyallahu anhudan şöyle rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘Benî İsrail’den üç kişi (yolda) yürürlerken, şiddetli bir yağmura yakalandılar. (Yakınlarında bulunan) bir mağaraya sığındılar. Dağdan büyük bir kaya parçası yuvarlanarak mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine, onlardan birisi arkadaşlarına hitaben şöyle dedi:
– Hayatınızda Allah-u Zülcelal için yapmış olduğunuz amellerinize bakınız; bu amellerinizin hürmeti bereketine, Allah-u Zülcelal’e dua ediniz. Umarım ki Allah-u Zülcelal taşı aralayarak, bizim üzerimizden bu sıkıntıyı giderir. (Bu amaçla) içlerinden birisi şöyle dua ederek, amelini dile getirdi:
– Ey Allah’ım! Hayli yaşlı olan annem ve babam, benim yanımda kalıyorlardı. Onlarla birlikte, küçük çocuklarımın da geçimini sağlayabilmek için hayvan otlatıyordum. Akşam (yanlarına) eve döndüğüm zaman, hayvanları sağıp sağdığım sütü çocuklarımdan önce anne ve babama içiriyordum. Bir gün, (eve) vaktinde gelemediğimden, uyumuşlardı. Daha önce olduğu gibi hayvanları sağıp uyandıkları saate kadar, elimde süt olduğu halde baş uçlarında bekledim. Bu arada çocuklarım açlıktan ağlaşıyorlardı. Anne ve babamdan önce onlara süt vermeyi uygun bulmadım. Bu şekilde sabah oldu. Ya Rabbi! Eğer bu amelimi senin rızan için yapmışsam, bize, bu kapalı yerden kurtulabilmemiz için bir delik aç.
Bunun üzerine, mağaranın ağzını kapatan kaya biraz aralandı. Ancak dışarı çıkılacak kadar geniş değildi. Diğeri şöyle dua etti:
– Ey Allah’ım! Amcamın, çok sevdiğim bir kızı vardı. Ondan bana yaklaşmasını istedim. O da bundan kaçındı. Nihayet kıtlık olduğu bir dönemde, ihtiyacını gidermem için bana geldi. Kendisine bana teslim olması karşılığında yüz dinar verdim. O da bunu kabul etti. Ona yaklaşıp temas edecekken bana şöyle dedi: “Ey Allah’ın kulu! Allah’tan kork ve nikâhsız olarak bana dokunma.” Bunun üzerine, derhal oradan ayrıldım. Ya Rabbi! Bunu senin rızan için yapmışsam (bu amelimin hürmeti bereketine) bize, bu kapalı yerden kurtulabilmemiz için bir delik aç.
Mağaranın ağzı biraz daha açıldı. Ancak dışarı çıkacak kadar geniş değildi. Üçüncü adam da şöyle dua etti:
– Ey Allah’ım! İş yerimde belli bir ücretle işçi çalıştırıyordum. İşçilerimden birisi bana gelerek: “Hakkım olan ücretimi ver” dedi. Ben de ücretini verdim, ancak, her nedense ücretini almadan gitti. Ben onun ücretini onun adına çalıştırdım. Ve bu para ile birçok mal elde ettim. Bir müddet sonra o işçim geldi ve:
– Allah’tan kork; O gün sende kalan ücretimi ver, dedi. Ona dedim ki:
– Şu gördüğün inek sürüsü senindir. Hepsini al götür. Tekrar bana:
– Allah’tan kork. Benimle alay etme, dedi. Ben de:
– Gerçekten seninle alay etmiyorum, (onlar senindir) al (götür), dedim. Ve adam malları alarak gitti. Ya Rabbi! Gerçekten, ben bu amelimi senin rızan için yapmışsam, bize, bu kapalı yerden kurtulabilmemiz için bir delik aç.
Bunun üzerine, Allah-u Zülcelal, mağaranın ağzını tamamen açtı; bu adamlar yürüyerek çıktılar.” (Buhari, Müslim)
Dersler ve İbretler
Buradan anlaşılan şudur ki, halis niyet ve salih amel, Allah-u Zülcelal’in katında çok değerlidir. Salih niyet ve amel, insana hem dünyada hem de ahirette faydalıdır. Hakikaten de ameller niyetlere göredir. Salih niyet olmaz ise o amelin bir değeri kalmaz.
Niyet ve ihlas, Allah ile kul arasında bir sırdır. Niyet halis olmazsa zahiren (fiili) olan amel de değersiz olur. Bunun için niyet halis olmalıdır ki amel de yerini bulsun.
Kul, bütün davranışlarını Allah için yapmalıdır. Böyle yaparsa bütün bu yaptıkları da ibadettir. Bu şekilde, yeryüzündeki bütün davranışlarını Allah için halis niyet ile yaparsa, onlardan dolayı Allah-u Zülcelal’den gelen feyz, nisbet ve rahmeti hissedecek, menfaatini de görecektir

KAYNAK : REYHANİ YAYINLARI / İBRETLİ KISSALAR – SEYDA MUHAMMED KONYEVİ KS.

You may also like...

Menü