Kurbanlık Alırken Dikkat edilmesi gerekenler

Bu dünya öyle bir imtihan yeri ki,     bazen malımızla, bazen canımızla, bazen de sevdiklerimizle denenir imtihan oluruz. İman iddiamızın samimiyetini ortaya koymamız, bu ciddi imtihanı başarı ile geçmemize bağlı.
***
Arefe Gününün Bereketi

Zilhicce ayının dokuzuncu günü olan Kurban Bayramından önceki gün, Arefe günüdür. Gönüllerimizi aydınlatan, sevgi, saygı, kaynaşma ve sosyal dayanışma duygularının zirveye ulaştığı Kurban Bayramı’nın habercisi olan gündür.

Genellikle, Arefe günü; kurban edilecek hayvanlar alınır, eş ve dostları sevindirmek maksadıyla hediyeler tedarik edilir. Müminleri tatlı bir heyecan sarar. Dargınlar barışır ya da barıştırılır. Ana-babanın ayrı bir ihtimamla ziyareti söz konusudur.

Hele Kurban Bayramı’nın en büyük özelliği ise yakın akrabaların yanında, belki hiç kan bağı olmayan mü’min kardeşlerimizi ve özellikle fakirlerini görüp gözetme güzelliklerini içinde barındırmasıdır.

Kesilen kurbanın kabulünün şartlarından biri de kesilen kurbanın 1/3’nin fakir ve fukaraya hediye edilmesidir. 1/3’nin zengin olsun fakir olsun, diğer yakınlara sunulması gereği de veren ve verilen arasında bir denge oluşturmakta, veren verme zevkini yaşarken, alan ve ihtiyaç sahibi olanın da kibri kırılmakta, kurban vesilesi ile almayı öğrenmektedir.

Kurbanın Kesmenin Hikmetleri

Bu dünya öyle bir imtihan yeri ki, bazen malımızla, bazen canımızla, bazen de sevdiklerimizle denenir imtihan oluruz. İman iddiamızın samimiyetini ortaya koymamız, bu ciddi imtihanı başarı ile geçmemize bağlı.

Nitekim bir ayeti kerimede: “And olsun, biz sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan canlardan ve mahsullerden biraz eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele” diye buyuruluyor.

Hz. İsmail’in kurban edilişi olayında, Hz. İbrahim’in (as) yüce Allah’ın emrini yerine getirmek için biricik oğlunu feda etmekte en küçük tereddüt dahi göstermemesi ve Hz. İsmail’in (as) bu ilahi imtihan karşısında metanet ve teslimiyetin en muhteşem örneğini sergilemesi, bizim için son derece dikkat çekicidir. Allah’a teslimiyetin zirvesi, bu olayda gözler önüne serilmektedir.

Gerek Hz. İsmail’in (as) kıssasında, gerekse Kevser suresinde bize verilen mesaj; Mü’min sadece yüce Allah için yaşar, O’nun rızasını elde etmek gayesinde olmalıdır, şeklinde olsa gerek.

Kurban kesen insan, sanki lisan hali ile şöyle demektedir: “Ya Rabbi! Senin yolunda, senin rızanı kazanmak uğruna maldan, mülkten sevdiklerimden hatta canımdan vazgeçmeye hazırım. Kestiği kurbanla insan bir nevi teslimiyetini sembolleştirmiş oluyor.

Tabii kurban ibadetinin de, yerine getirilirken uygulanması gereken şartlar vardır. Bunları öğrenmemiz, kurban ibadetimizin sıhhati için çok gerekli hatta olmazsa olmazıdır.

KURBANLA ALAKALI FIKHİ HÜKÜMLER

Kurbanın sözlük anlamı yakınlık demektir. Kurban; Allah-u Zülcelal’in rahmetine yaklaşmak için ibadet niyetiyle kesilen özel bir hayvandır. Kurban kesmek, zekat ve bayram namazları gibi hicretin ikinci senesinde meşru kılınmış (hükme başlanmış) meşruiyeti kitap, sünnet ve icma ile sabit olmuştur. (Keşşafu’l-Gına; 3/17)

Kurban Kesmenin Hükmü

Hanefi mezhebine göre, dini yönden kurban kesebilecek durumda olan herkes için kurban kesmek vaciptir. Kurban kesmenin vacip oluşuna dair Hanefilerin delili Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in şu hadis-i şerifidir; “Kim genişlik ve imkan bulur da kurban kesmezse bizim namazgahımıza yaklaşmasın.” (İbn-i Mace, Ahmed b. Hanbel)

Hanefiler; böyle bir tehdit vacibin terki halinde söz konusudur, demişlerdir. (el-Bedayi; 5/62, Fethu’l-Kadir; 8/67)

Şafii mezhebine göre, kurban kesmek, zengin olan kimse için sünnet-i ayn’dır. Aile fertleri için ise sünnet-i kifayedir. Aile reisinin kurban kesmesi halinde aile fertleri de kesmiş kabul edilir. (Muğni’l-Muhtac; 4/282, el-Mühezzeb; 1/237)

Gücü yettiği halde kurban kesmeyen kimsenin, Hz. Peygamber (sav)’in şefaatinden mahrum olacağı söylenmiştir.

Kurban Kesmekle Mükellef Olan Kimsede Aranan Şartlar

Kurban kesmekle mükellef olan kimsede şu şartların bulunması gerekir;

1- Müslüman olmak;

2- Hür olmak; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, hürriyetten yoksun olan esir, mahkum ve benzeri kimselere kurban kesmek gerekmez.

3- Zengin olmak; Hanefi mezhebine göre, kurban kesme zamanında zekat nisabı miktarı mala sahip olan kimse, zengin sayılır.

Şafii mezhebine göre ise kurban bayramında kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bayram günlerinde zaruri ihtiyaçlarından başka, kurban alabilecek durumda olan kimse, zengin sayılır.

4- Yolcu (Misafir) olmamak; Hanefi mezhebine göre, yolcu olan kimsenin zengin bile olsa, kurban kesmesi vacip değildir. Fakat yolcu olmasına rağmen, kurban kesen kimsenin kestiği kurban da caizdir.

Hanefi mezhebine göre, akıllı olmak ve ergenlik çağına gelmiş olmak, kurbanın vacip olması için şart değildir. Mesela dini yönden kurban kesebilecek durumda olan çocuğun yerine, velisi kurban kesebilir.

Şafii mezhebine göre ise, ergenlik ve akıl, kurban kesmekle yükümlü olmanın şartlarındandır. Delinin ve çocuğun kurban kesmesi sünnet değildir.

Kurban Kesecek Kimsede Aranan Şartlar

Müslüman ve ehl-i kitap olan her insan kurban kesebilir. Ancak kurban kesen kimsenin şu hususlara dikkat etmesi gerekir;

1- Besmele çekmek; Hanefi mezhebine göre, kurban olsun veya olmasın, kesilen her hayvanın etinin helal olabilmesi için, kesilirken besmele çekilmesi şarttır. Kasden besmele çekmeyen kimsenin kestiği yenmez. Fakat her hangi bir kasıt olmadan besmelenin terk edilmesi yada unutulması halinde, yenmesinde bir sakınca yoktur.

Şafii mezhebine göre, kesilen hayvanın etinin helal olabilmesi için besmele çekmek şart değildir. Kesim esnasında bilerek besmele çekilmese bile o hayvanın eti yenir. Ancak, besmeleyi bilerek çekmeden hayvan kesmek mekruhtur.

2- Allah’tan başkasının adını anmamak; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, Allah-u Zülcelal’den başkasının adı anılarak kesilen hiçbir hayvanın eti yenmez. Zira, müşrikler hayvanlarını keserken putlarının adını anarlardı.

3- Kesici bir şey ile kesmek; Bu özelliklere uyan her insan, kurban kesebilir ve kestiği yenir. Kurban kesecek kimsenin erkek, kadın, küçük veya büyük olması arasında fark yoktur. Ancak kurban sahibinin, kendi kurbanını kesmesi daha faziletlidir.

Kurban Kesilecek Hayvanın Cinsi

Başlıca üç çeşit hayvanın erkeğinden ve dişisinden kurban kesilebilir;

1- Koyun-Davar; Hanefi mezhebine göre, koyun ve keçi cinsinden hayvanın, kurban olarak kesilebilmesi için en az bir yaşını tamamlayıp ikinci yaşına girmiş olması şarttır. Ancak, bir yaşındakiler kadar gelişmiş olan altı aylıktan büyük kuzular da, kurban olarak kesilebilir. Bir yaşından büyük oğlakların ise, kurban olarak kesilmesi caiz değildir.

Şafii mezhebine göre ise kurban olarak kesilecek oğlakların, en az iki yaşını tamamlamış olmaları gerekir. Koyun veya keçiden kesilen kurban, yalnız bir kişi adına kesilebilir.

2- Sığır; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, erkek ve dişi sığırın kurban olarak kesilebilmesi içini en az iki yaşını tamamlayıp üç yaşına girmiş olması şarttır. Manda da sığır hükmündedir. Sığır cinsinden kesilen kurban, yedi kişi adına kesilebilir.

3- Deve; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, erkek veya dişi devenin kurban olarak kesilebilmesi için en az beş yaşını tamamlayıp altı yaşına girmiş olması şarttır.

Kurban Kesmek İçin Vekalet Vermek

Hanefi ve Şafii mezhebine göre, kurbanı mümkünse sahibinin kesmesi daha faziletlidir. Fakat, vekalet vermek de caizdir. Bir kimse bir başkasını kendi yerine kurbanını kesmesi için sözle, mektupla veya telefon gibi vasıtalarla vekil tayin edebilir. “Benim yerime al ve benim yerime kes” denildiğinde, vekil tayin edilen kimse, kurbanı alır ve o kimse adına keser. Nitekim Hz. Ali (r.a) Hz. Peygamber (sav)’e vekaleten onun kurbanını kesmiştir.

Kurban kesmenin vakti; Hanefi mezhebine göre, kurban kesme zamanı; bayramın birinci günü tan yerinin ağarması ile başlar, üçüncü gün güneş batmadan az önceki zamana kadar devam eder.

Kaynak:Asrımız Meselelerine Fetvalar, Reyhani Yayınları

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menü