İmam-ı Rabbaniden Nasihatler

İmam-ı Rabbani kuddise sirruh dünyanın kötülüğünden bahsederek şöyle buyurmuştu; “Dünyayı maksad edinmemeli. Dünya nefsin arzularına yardımcıdır. Dünya ve ahiret bir arada olmaz. Dünyaya düşkün olmak günahların başıdır.

Dünyaya düşkün olanlar ahirette zarar görür. Dünyaya düşkün olmamanın ilacı, islamiyete uymaktır.

Bu zamanda dünyayı terk etmek çok zordur. Dünyayı terk etmek lazımdır. Hakikaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, ahirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmekte büyük nimettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dinin hududundan dışarıya taşmamakla olur.

Dünyayı terk etmek iki türlüdür; Birincisi, mubahların zaruret miktarından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terk edip yalnız mubahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.”

İmam-ı Rabbani kuddise sirruh bir defasında şöyle buyurmuştu; “Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lazımdır. İşlerin en kıymetlisi sahibine hizmet etmektir. Yani Allah-u Teala’ya ibadet ve taat etmektir.

Gençlik zamanında dinin emirlerine uymak, dünya ve ahiret nimetlerinin en üstünüdür. Annenin yavrusuna faydası olmadığı (Annenin yavrusundan kaçacağı) kıyamet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun!

Allah-u Teala her şeyi gördüğü halde, insanlar çirkin işleri yaparlar. Aşağı bir insanın bile bu işleri gördüğünü bilseler, vazgeçerler yapmazlar.

Bu insanlar ya Allah-u Tela’nın görmesine inanmıyorlar yahut O’nun görmesine kıymet vermiyorlar. İmanı olana her ikisi de yakışmaz.”

İmam-ı Rabbani kuddise sirruh, Keşmirli Muhammed Sadık isimli zata gönderdiği yüz altıncı mektubunda şöyle buyurmuştur; “Şeyhül-İslam Herevi kuddise sirruh; “Ya rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşamayan onları tanıyamıyor” buyurdu;

Bu büyük insanlara kin gütmek öldürücü zehirdir. Onlara küfretmek, iftira etmek ise, ebediyyen mahrum olmayı gerektirir. Allah-u Teala bizi ve sizleri, bu tür belalardan korusun.

Yine Şeyhül-İslam Herevi kuddise sirruh; “Allah’ım her kimin perişan olmasını istiyorsan, onu bizi ayıplamaya ve gıybetimizi yapmaya düşür” buyurmuştur.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menü