“Ey iman edenler! Allah’a tövbe edin. Muhakkak kurtuluşa erersiniz.” (Nur, 31) Allah-u Zülcelal, ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Muhakkak Allah, iman eden kimselerin sahibidir. İman edenler Allah’ın muhafazası altındadır. Kafirlerin (ise ne dünyada, ne ahirette muhafaza edecek) sahipleri yoktur.” (Muhammed, 11) Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede, müminlere ne güzel müjde veriyor. Bunun yanında kâfirlere de, kendilerini nelerin
Tevbe edenlere mükâfatlar var Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Tevbe edenler, kendilerini düzeltenler, Allah’ın emirlerine sıkıca sarılanlar ve Allah için dinlerinde samimi olanlar müstesna! İşte bunlar, müminlerle birliktedirler. Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir.” (Nisa; 146) Peki, bu çok büyük mükâfatı kazandıran şey nedir? Yine ayet-i kerimden anlıyoruz ki tevbedir! İnsan tevbe ettiği zaman, Allah-u
‘Allah kalbinizi sizden iyi bilir!’ Allah-u Zülcelâl, Kur’an-ı Kerim’deki birçok ayet-i kerimede kendi Zat’ını bizlere, O’nu daha iyi tanıyıp anlayabilmemiz için anlatmış, tanıtmıştır. Allah-u Zülcelâl, ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Sizin; kalbinizde, nefsinizde tasavvur ettiğiniz şeyleri, Rabbiniz (sizden) daha iyi bilir.” (Mülk; 13) Bu ayet-i kerimeden anlaşılacağı üzere Allah-u Zülcelâl, bir kimsenin kalbini, nefsini, hayal ve tasavvur ettiği
Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu, ancak belli bir ölçüye göre indiririz.” (Hicr; 21) Yağmurun yağması, insanların davranışları, hareketleri, ibadetleri, Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve bunun gibi her şey, Allah-u Zülcelal’in takdirine bağlıdır. Nasıl dünyada yağmuru, nereye icap ediyorsa Allah-u Zülcelâl oraya veriyor, daha sonra orada çeşitli çiçekler ve
Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun; herkes yarına ne hazırladığına baksın.” (Haşr; 17) Allah-u Zülcelal bu ayet-i kerime ile bizlere geçmişte yaptığımız amellerin muhasebesini yapmamızı emretmektedir. İnsan en büyük düşmanının iki koltuğunun altında bulunan nefsinin olduğunu iyi bilmelidir. Nefis, kötülüğe meyilli olarak yaratılmıştır. Nefsin görevi, insanı iyilikten uzaklaştırıp kötülüğü emretmektir.