Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Kalbi iman ile dolu olduğu halde inkara zorlananlar müstesna! Kim Allah’a küfrederse, onlar için şiddetli bir azap vardır. Lakin küfre karşı bağrını açanlar üzerine Allah tarafından bir gazap ve kendileri için büyük bir azap vardır.” (Nahl; 106) Ayet-i kerimede de belirtildiği gibi, herhangi bir kimse tarafından tehdit ile
Bir kimse zorlama olmadığı halde, dili ile küfrü icap ettiren bir söz söyler ve kalbi de iman ile mutmain olursa yine kafir olur. Bir kimsenin kafir ya da mü’min olması ancak sözü ile anlaşılır. 1-) Bir kimsenin kalbine, küfrü icap ettiren şeyler gelirde, dili ile söylemezse, mü’mindir. Fakat kalbine geldikten sonra, küfre azmederse, kafir olur.
Bilmeyerek küfrü gerektiren bir söz söyleyen kimsenin kâfir olup olmayacağı hakkında ihtilaf vardır. Ulemâların çoğunluğuna göre bilmemek bir mazeret değildir. Bilerek ya da bilmeyerekte olsa küfür kelimesi söylemek küfürdür. Bazı ulemâlara göre ise, küfrü gerektiren sözün muhtevâsına inanmayan kimse, böyle bir kelime söylerse kâfir olmaz.
Küfür, lugatta örtmek demektir. Istılahta ise Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Allah-u Zülcelal katından getirdiği kat’i olarak bilinen şeylerden birini inkar etmektir. Dört çeşit küfür vardır, bunlar: 1-) Küfr-i İnkari: Allah-u Zülcelal’i tanımayıp onu asla kabul etmemektir. Allah-u Zülcelal’in varlığını inkar eden kafirler gibi… 2-) Küfr-i Cuhudi: Kalple Allah-u Zülcelal’i tanıyıp, kibrinden dolayı
Allah-u Zülcelal’in Subûti sıfatları sekiz tanedir: 1-Hayat: Allah-u Zülcelal’in diri olmasıdır. Allah-u Zülcelal’in bütün sıfatları ezelde vardır. Yaratıkların sıfatları böyle değildir. Allah-u Zülcelal’in hayatı vardır, fakat bizim hayatımız gibi değildir. Hayat sıfatının zıddı olan ölmek, Allah-u Zülcelal hakkında mümkün değildir. 2-İlim: Olmuş ve olacak bütün her şeyi bilmesidir. Allah-u Zülcelal’in ilim sıfatıyla eşyayı bilmesi gerçektir. Allah