Ameller niyetlere göredir

konyevi net Niyet Samimi Olmalı

Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “İnsanlardan kimisi: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!” der. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur. Yine onlardan bazıları da: ‘Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!” derler.” (Bakara; 200- 201) Görüldüğü gibi, bazı insanlar dünyayı isterler, bazı insanlar ise ahireti isterler. Bizim de Allah rızasını ve ahireti istememiz lazımdır. Biz, çok rahat bir şekilde yaşıyoruz, rahatlıkla günah yapıyoruz ama bir gün gelecek bu günahlar bizim için cehennem azabı olacaktır. İnsan daima, Allah-u Zülcelal’i razı etmek için niyetli olmalıdır. Bazen insan amel yaptığı halde, Allah-u Zülcelal onun amelini kabul etmez. Bazen de amel yapmadığı halde, Allah-u Zülcelal ona amel yapmış gibi ecir ve sevap verir. Salih bir niyet ile yapılan amelin dışında, devamlı olan amel yoktur. Bir kimse, bir kişiye: “Bana devamlı olarak hayır olacak, yatarken, otururken, yürürken yapabileceğim bir amel söyler misin?” diye sormuş, o da: “Hayrı niyet et. Sanki devamlı olarak hayır yapmış gibi olursun.” diye cevap vermiştir. Demek ki insan, hayrı niyet ettiği zaman, onu yapmasa dahi, Allah-u Zülcelal, sanki yapmış gibi o insana sevap yazmaktadır. Çünkü kul zayıftır. her zaman amel yapacak kudrette değildir. Ama hayır niyetinde olursa her zaman amel yapmış gibi olur. Yalnız Allah-u Zülcelal’e kalben, ruhen samimiyet göstermek lazımdır. Mesela, bir kimse yatmadan önce saatini kurup: “Ben sabah namazından bir saat önce kalkıp namaz kılacağım, Kur’an okuyacağım.” deyip yatsa, fakat uykudan uyanamasa, Allah-u Zülcelal ona sanki kalkıp bunları yapmış gibi niyetinin mükafatını yazar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem böyle kimseler için: “Onun uykusuda ona sadaka olur.” (İmam Malik, Ebu Davud, Nesai) buyurmuştur. Onun için daima Allah-u Zülcelal’den hayırlı niyetleri bize nasip etmesini istememiz lazımdır. Ama nefis: “Bunları nasıl yapacaksın?” diye insanın önüne dağ gibi mazeretler çıkarır. Halbuki nefis, insanın önüne Allah-u Zülcelal’in rahmet kapılarını kapatmak için mazeretler çıkardığı zaman o rahmet kapılarını açan Allah-u Zülcelal’e bu kapıları açması için halis bir niyetle yalvarmak lazımdır. İnsan, halis bir niyetle yalvardığı zaman, Allah-u Zülcelal muhakkak o rahmet kapılarını açacaktır. İnsan, asla nefsine bakmamalıdır. Çünkü nefis, sahibini aldatmak için türlü hileler yapar. Daima Fettah olan, kudret ve azamet sahibi Allah-u Zülcelal’e bakmalıdır. O çok cömerttir. Halis bir niyetle kendisine yalvaran kullarına hayır kapılarını muhakkak açar. Çok mühim bir noktayı sizlere anlatmak istiyorum. Allah-u Zülcelal kulundan daima ubudiyet (kulluk) ve alçak gönüllü olma halini bekler. İnsan, O’nun kudret ve azametinin karşısında kendisini asla görmemelidir.

You may also like...

1 Response

  1. A.Salim diyor ki:

    Allah niyetlerimiz her daim halis kılsın. Çok güzel bir yazı. Okumanızı tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menü