Hayvanların zekatları nasıl verilir?

Share
Alimler, hayvanlardan zekat vermenin farz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Bunlar da deve, sığır ve koyunlardır. At, katır, eşek ve geyiklerden zekat vermek gerekmez.
  1. Deve: bütün mezheplerin ittifakı ile beş deveden az olan develerin zekatı yoktur. Alimler, beş devede bir koyun, on devede iki koyun onbeş devede üç koyun, yirmi deve de dört koyun zekat vermenin farz olduğu hususunda icma etmişlerdir.  Zekat için çıkarılıp verilen koyun ve keçi bir yaşını bitirmiş ise verilebilir. Yine alimler, develer yirmi beş ile otuz beş arasında olunca, iki yaşına girmiş bir dişi deve vermek gerektiğinde ittifak etmişlerdir. Şafii mezhebine göre, dişi deve yoksa, iki yaşında erkek bir deve verilir. Otuz altıdan kırk beşe kadar, üç yaşına girmiş bir dişi deve; kırk altıdan altmışa kadar, dört yaşına girmiş bir dişi deve; altmış birden yüz yirmiye kadar, cumhura göre, üç adet üç yaşına girmiş dişi deve vermek gerekir.  Hanefi mezhebine göre ise, dört yaşında iki dişi deve ile bir koyun vermek gerekir. Çünkü Hanefi mezhebine göre, develer yüz yirmiden fazla olunca farz yeniden başlar.
  2. Sığır: Sığırların zekatı sünnet ve icma ile farz olunmuştur. Hanefi ve Şafii mezhebine göre, otuz sığırdan azında zekat yoktur. Fakihler, sığır ve mandaların nisabının otuz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Malikilerin dışında alimlerin çoğunluğuna göre, otuz ile doksan dokuz sığır arasında iki yaşına girmiş erkek veya dişi bir buzağı vermek gerekir. Hanefi mezhebine göre, yabani ve evcil hayvan çiftleşmesinden meydana gelmiş dahi olsa böyle sığır ve mandalardan zekat vermek gerekir. Kırktan elli dokuza kadar üç yaşında düve vermek gerekir.  Sonra altmıştan başlayarak her otuz sığırda iki yaşında bir buzağı, her kırk sığırda, üç yaşına girmiş bir düve verilir. İki farz arasında bulunan sayılar affedilmiştir.  Ancak İmam-ı Azam’a göre, kırk ile altmış arasında fazlasında; fazlası kadar zekat vermek gerekir. Bir fazlalıkla üç yaşında bir dananın kırk dörtte biri, iki tanede yirmi de biri, üç tanede üç yaşında bir dananın kırkta üçü, dört tanesinde onda biri verilmelidir. Bu , kırk ile altmış arasında fazlasında; fazlası kadar zekat vermek gerekir. Bir fazlalıkla üç yaşında bir dananın kırk dörtte biri, iki tanede yirmi de biri, üç tane de üç yaşında bir dananın kırkta üçü, dört tanesinde onda biri verilmelidir. Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre, kırk ile altmış arasındaki fazlalıktan dolayı bir şey vermek gerekmez. Muhtar olan görüş onların görüşü olup, fetva buna göredir. Manda ve sığırların cins birliği sebebiyle eşit oldukları ve aynı hükme bağlı oldukları hususunda ihtilaf yoktur. Hayvanlar erkek dişi olarak karışık bulunduğu zaman, erkek olandan zekat verilmez.  Çünkü hayvanların dişisi süt vermesi ve neslin çoğalmasına sebeb oldukları için daha üstündürler. Eğer nisabı teşkil edenlerin hepsi erkek olurlarsa, bütün türlerin zekatı için erkek hayvan vermek yeterlidir. Şafii mezhebine göre sığırın nisabı; otuz sığır veya dana da bir tebi (Bir yaşını tamamlayıp iki yaşına girmiş buzağıdır), kırk sığır veya dana da bir müsinnedir (İki yaşını tamamlayıp üçe girmiş buzağıdır). Ondan sonra her otuzda bir tebi, her kırkta bir müsinne zekat olarak vermek gerekir.
  3. Koyun: Hanefi ve Şafii mezhebine göre, bir kimsenin otlak koyunları kırk koyundan bir noksan olursa, zekat vermesi gerekmez. Ama dilerse verebilir. Zekattan kaçırılmak için ayrı ayrı koyunlar birleştirilemez. Toplu olan koyunlarda ayrılmazlar. Koyunları karışık halde bulunan ortaklar, eşit şekilde zekatı bölüşürler. Alimler, yılın çoğunda meralarda otlayan koyunlar kırktan az olurlarsa bunlardan zekat verilmeyeceği hususunda ittifak etmişlerdir. Çünkü bu halde nisab miktarı tamamlanmamış olur. Alimlerin çoğunluğuna göre ise, yem ile beslenen ve çalıştırılan hayvanlar asıl ihtiyaç olduklarından dolayı zekat vermek gerekmez. Koyunlar kırk tane olup üzerlerinden bir yıl geçince, yüz  yirmiye kadar zekat olarak bir koyun vermek gerekir. Yüz yirmi birden iki yüze kadar iki koyun vermek gerekir. İki yüz birden üç yüz doksan dokuza kadar üç koyun, dört yüz olunca dört koyun vermek gerekir. Nisabta, zekatın farz olmasında ve farz olan zekat miktarını ödemekte koyun ile keçiler eşittir. Bunlardan ancak bir yaşını tamamlamış bir koyun yada bir keçi alınır. Şafii mezhebine göre ise, keçinin iki yaşını tamamlamış olması şarttır. Alimler, her yıl iki farz arasındaki sayıların affedildiği ve bunlardan zekat verilemeyeceği hususunda ittifak etmişlerdir. Şafii mezhebinde esas olan görüşe göre, keçiden zekat olarak koyun vermek, koyundan da keçi vermek, ancak bunu yaparken kıymetine itibar etmek şartıyla olur. Sözgelimi, bir keçinin kıymeti on milyon, bir koyunun kıymeti de yirmi milyon ise, keçiden                  verilmek istenirse yirmi milyon değerindeki keçiden zekat verilmelidir.
  • Hayvanlarda ortaklık: Hanefi mezhebine göre, ortakların mallarının karışık halde bulunmasının zekatın farz olmasına tesiri yoktur. Çünkü herkesin mülkü nisabın altındadır. Ortak olunmadığı zaman, nasıl zekata tabi değillerse, ortaklık durumunda da zekata tabi değildirler. Ortakların sahip oldukları hayvanlar nisaba ulaşır, her biri kırk koyuna sahip olurlarsa, ortaklardan her birine bir koyun zekat vermek farz olur. Şafii mezhebine göre ise, ortaklık ya hayvanlarda ya da diğer mallarda da olur. Hayvanlardaki ortaklık; örneğin, zekat vermekle yükümlü iki kişi ortak olsalar, her ikisinin hayvanları kırk tane olursa bir koyun zekat vermeleri gerekir.
  • Yavruların zekatı: Hanefi mezhebine göre deve, sığır ve keçilerin yavrularında şu durumlarda zekat verilmez. Örneğin; kırk tane koyun yavruladıktan sonra, yavrulardan zekat verilmez. Ama o yavruların içinde bir tane de büyük olsa, içlerinde bulunan o büyüğü zekat olarak vermek gerekir. Şafii mezhebine göre, anneleri nisab miktarına ulaştığı zaman, yavruları da annelerinin üzerine hesaplanarak zekatları verilir.

Yorum bırakın