Günümüzde ticaret hayatında uygulanan krediler…

Share

Hanefi ve Şafii mezhebine göre borç, insanın başkasına ödemek zorunda olduğu her türlü maldır. Bu mal, başkasının hakkıdır.  Her ne kadar insanın kendi tasarrufunda gibi görülür ise de, vakit geçirilmeden, vadesinde sahibine ödenmesi gerekir. Bunun için borçlu olan kimse, borcunu elindeki maldan çıkardıktan sonra nisab miktarı bir mala sahip olur ise, yalnız borçtan artan kısmın zekatını verir.  Artan mal, nisabtan az olursa zekat vermek gerekmez.
Zekatın verilebilmesi konusunda borcun şekli söz konusu değildir. Bu, ister geçim veya ev eşyası gideri için, isterse ticari bir gelişim için alınmış olsun, hatta ister vadeli ister vadesiz olsun, hükmü aynıdır.  Yani borç olarak alınmış paranın zekatını vermek gerekmez.  Fakat borç olarak verilen paranın zekatı verilmelidir.

Durum böyle olunca, ister kredi yolu ile, ister nakit para teslimi yolu ile borç olarak verilen paranın zekatı, sahibi tarafından verileceğine göre, borçlanan kimsenin de zekat vermesi halinde, aynı paradan iki defa zekat çıkarılmış olur. Halbuki zekat, nisab miktarını aşan paradan yılda yalnız bir defa verilir.
O halde, hangi yol ve şekil ile olursa olsun, borç olarak alınan paranın zekatı verilmez. Fakat her hangi bir şekilde başkasına borç veren kimse, borç olarak verdiği paranın veya zekatlık malın zekatını vermelidir.

Yorum bırakın